İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Müzik
  3. “Büyüyünce mutlu olacağım” – John Lennon

“Büyüyünce mutlu olacağım” – John Lennon

john
7

  JOHN LENNON 

Kendisi tanımasa bile Imagine parçası duyulduğunda herkesin anımsadığı John Lennon, 9 Ekim 1940’ta Ingiltere’nin Liverpool şehrinde doğumuyla hayata ışık saçtı. Annesi işçi olan Julia ve babası denizci Alfred John daha 2 yaşındayken boşandılar. Boşanmanın ardından teyzesi Mimi Smith ve eniştesi George Toogood Smith tarafından büyütülen John annesini liseli yıllarına kadar pek tanıyamamıştı. Mimi kardeşinin aksine oldukça disiplinli ve otoriter biriydi, bu nedenle John ile sıksık sorunlar ufak kavgalar yaşıyordu. Fakat buna rağmen onu çok seviyor ve sık sık hediyeler alırdı. Müziği çok seven ilk şarkı söylemeye kilise korosunda ilahiler söylerek başlamıştı, mızıka çalmayı da çok seven John’a 1955 yılında teyzesinin hediye ettiği gitarla aslında farkında olmadan sanatçı olmasının ilk kaynağına sahip olmuştu. Müziğe olan bu yatkınlığını başlıca sebebi yeni tandığı annesinin Elvis Presley ve Rock’n roll  hayranı olmasıydı. Fakat Mimi gitarı hediye ettiğinde bir süre sonra bıkacağını ve hayatını gitar çalarak geçiremeyeceğini söyledi.

"Büyüyünce mutlu olacağım" - John LennonJohn Lennon with his uncle George, aunt Mimi and extended family. | The beatles, John lennon, John lennon beatles

The Quarrymen

1956 yılında ilk grubu olan The Quarrymen‘i kurdu. Pete Shotton ve birkaç okul arkadaşıyla kurduğu grup adını okullarında geçen bir şiirin satırından alır.1957 yılında ileride çok yakın olacağı Paul McCartney ile bir partide tanışır. Aradan kısa süre sonra Paul’un başarılı olduğunu düşünen ve ekip arkadaşlarının enstrüman yetersizliğinden ötürü John, Paul‘a ekibe katılma teklifi sunar.Paul’da davetini reddetmez ve ekibe katılır. 1 yıl sonra Paul McCartney gruba gitarist olarak George Harrison‘u tanıtır. Ardından John ile Liverpool  sanat okulundayken tanışmış olan Stuart Sutcliffe‘ın 1959 yılında 75 pounda güzel bir tablosunu satmasıyla John Lennon ve Paul McCartney, ona bu parayla bas gitar alması için ısrar ederler. Sutcliffe kazandığı parayı resim çalışmalarına harcamak ister, ancak arkadaşları tarafından ikna edilir . Stuart grubun adının The Silver Beatles olarak değişmesini önerir.

Tabi bu sırada yaşamında talihsizlikler yaşayan John aynı sene içerisinde annesiyle hayatı boyunca sayılı görüşebilmesine rağmen onu bir polis arabasının altında kalmasıyla kaybeder. Babasını da 20 yıl boyunca sadece 2 defa görebilmiştir. Paul McCartney’de annesini 14 yaşında meme kanserinde kaybettiği için John’un durumunu çok iyi anlar ve ikili iyice yakınlaşır. Grup ilk demosunu kaydeder. İçerisinde Buddy Holly’e ait olan That’ll Be The Day parçasının coverı, McCartney ve Harrison’ın bestelediği  In Spite of All the Dange parçası vardır.

The Beatles

Grup bir süre The Silver Beatles daha sonra da The Sickless ismiyle devam ederken, 1960 yılı temmuz aylarında grubun adı olan The SicklessPaul’un önerisiyle ritim anlamına gelen “beat” kelimesine gönderme olsun diye grubun adını efsanevi olan The Beatles olarak değiştirir. Tabi bu sırada grup arasında bazı tatsızlıklar yaşanır. Pete Best adlı davulcu gruba gelir. Grup bir süre Almanya’da çalarken önce Harrison yaşı hakkında yalan bilgi verdiği için sınır dışı edilir. Daha sonra Pete Best ve McCartney bir yangından ötürü sınır dışı edilir. Ünlü şarkıcı Tony Sheridan‘dan aldıkları teklif ile onunla çalışmaya başlarlar ve Tony Sheridan and the Beat Brothers adıyla çalan grup Almanya’da popüler listede yer alır. Almanya’dan geri dönmeye hazırlanırken Sutcliffe kalacağını söyler ve gruptan ayrılır. 4 kişi ile geri dönen grubun bas gitarı artık Paul McCartey olur.

 

KARİYER YÜKSELİŞİ

Grup artık yavaş yavaş kendini belli ediyordu. İlk single olarak Love me do parçasını ortaya çıkardılar. Bu parça ile listelerde 17.sıraya çıkarılan grup ardından Please, Please Me parçasıyla bunu 2. sıraya taşıdı. İlk albümleri 1963 yılında  Please Please Me olan grubun kitlesi öyle büyümüştü ki İngilizler tarafından “Beatlemania” adı altında Beatles çılgınlığı başladı.

From Me To You Single’ı The Beatles’ın en popüler haline geldi. 2 şubat 1963′ de ilk turnelerine çıkmışlardı. 1 aylık bu turnede rakipleri arasında en küçük grup kendileriydi. Yaptıkları turnelerde çok fazla ilgi toplamışlar ve başarı elde etmişlerdi ki Amerikalılar arasında bile en çok sevilen fakat Amerikan olmayan İngiliz grup olarak seviliyorlardı. İlk logolarını da bu zaman yaptılar.

Grubun ilk canlı programında 74 milyon izlenmesinin ardından grubun ilk albümleri The Beatles ve Meet The Beatlesolarak yayınlandı. 1964 yılında ilk filmlerini A Hard Day’s Night adıyla vizyona sokan grup sinema dünyasında da başarı elde etmeyi ihmal etmedi ve 2 Akademi Ödülü adaylığı kazandı. Grup 1964’te tekrar turneye çıktı, her verdikleri konserde çok fazla insanın katıldığı grubun bilet satışlarından kazandığı para 1 milyon dolardı. 1965 yılında Beatles’ın ikinci filmi olan Help!  yayına girdi. Fakat bu çekimler sırasında da Beatles uzun süredir kullandığı uyuşturucuya devam ettiler. Yaşamında çoğu kez yardım isteyen John bu yaptığı filmle de bunu oldukça belirtmişti. Yaşamının son dönemlerinde yaptığı Help Me to Help Myself” ise yine aynı konuyu ele alan başka bir şarkısıdır. John dışarıdan ne kadar mutlu gözükse de iç dünyasında oldukça acı çekiyor ve travmatik hayat sürdürüyordu.

  Çığ gibi büyüyen eleştiriler, tepkiler ve karşıt olaylar

Grup 1966 yılında Filipinler’e yolculuğa giden grup devlet başkanının eşi tarafından kahvaltıya davet edildi. Grubun ticari işlerinde rol oynayan girişimci Brian Epstein resmi davetleri sevmediği için Beatles’ın daveti reddettiği bilgisini verdi. Bu konu televizyonda haber olunca grup ülke tarafından öfkeye, kötü söylentilere maruz kaldı. Grup ülkeden ayrılırken yanlarına hiçbir polis ya da koruma verilmediği için havaalanında saldırıya uğradı.

Yine aynı yıl gerçekleşen John bir Amerika röportajında “Beatles şu an da İsa’dan daha popüler” esprisinde bulundu fakat halkın hassas olduğu dini bir espri olduğu için büyük bir kesim tepki gösterdi. Amerika’da büyük bir olay yaratan bu espri The Beatles plaklarının yakılmasıyla devam etti. Ardından bu olaylara sessiz kalmayan John halkı yumuşatmak için ABD basınına yaptığı açıklamada: “Eğer televizyon İsa’dan daha popüler deseydim muhtemelen yakamı kurtaracaktım. Ben İsa’dan daha iyiyiz, mükemmeliz demiyorum veya karşılaştırmıyorum. Sadece söylediğim şekilde söyledim; ama yanlış bir ifadeydi ya da yanlış algılandı; hepsi bu. Bunun için üzgünüm; din karşıtı bir söylem değildi. Hâlâ bu kadar yanlış ne yapmış olduğumu tam olarak anlamıyorum. Size ne demek istediğimi anlatmaya çalıştım; ama benden mutlaka bir özür bekliyorsanız ve bu sizi mutlu edecekse özür dilerim.” şeklinde cevap verdi.

İngiliz kraliyet ailesi için olan bir konserlerinde “Daha ucuz koltukları olanlar ellerinizi çırpabilir misiniz?” ardından Onun dışındaki herkes, sadece mücevherlerinizi şıngırdatsanız yeter” sözleri ile sınıf farkına göndermede bulundu. John her zaman işçi sınıfını desteklediğini söylerdi. 1965 yılında İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in verdiği MBE ünvanı ve imparatorluk nişanını, Vietnam savaşını protesto etmek amacıyla reddetti. 

Devrimci olan John iktidar tarafından hiç sevilmedi. Devrim ile ilgili sözleriyle sisteme hep laf attı. “Devrim mi yapmak istiyorsunuz? O zaman ayağa kalkın!” en etkili sözü oldu.

Amerika’da Nixon yönetimi tarafından sevilmeyen John hükumet tarafından  tehlike olarak hedef adılmış ve sınır dışı edilmesi istenmişti. Çünkü John sürekli Vietnam Savaşına çağrışımda bulunur, barışı desteklerdi. Her zaman savaş karşıtı olan John savaşa karşı her eylemde yer alacağını belirtmişti ve yönetmenliğini Richard Lester’ın yaptığı How Won The War adlı filmde başrol oynadı. Röportajın birinde ise “Herkes yeni bir televizyon seti yerine barış isteseydi, barış gerçek olurdu” ve “Her birey savaştan sorumludur” cümlelerini kullandı.

  AŞK HAYATI ve The Beatles Ayrılığı

1962 yılında John sanat okulundan beri sevgilisi olan Cynthia Powell ile evlendi. 1 yıl sonra John’un annesinin adını verdiği “Julian” adında çocuğu olmuştu. 4 yaşındayken Julian bir resim çizip babasına götürür ardından babası çizdiği resimdeki kişinin kim olduğunu sorunca  ve Julian’ın “Lucy In The Sky With Diamonds” cevabıyla babasına 1967 yılında aynı isimle çıkaracağı parçaya ilham kaynağı vermiş olur.  Julian, Hey Jude parçasındaki Jude’ın kendisiydi ve 11 yaşındayken babasının Walls and Bridges albümündeki “Ya Ya” adlı parçada davul çaldı.

1966 yılında John , Yoko Ono adlı kadın ile Londra’da olan bir resim sergisinde tanıştı. Tanıştığı süreçte hala evli olan John, eşiyle büyük sorunlar, tartışmalar yaşamaya başladı. 1969 yılında Lennon eşi ile güzel bir şekilde boşandı ve uzun süredir beraber yaşadığı Yoko Ono ile evlendi. Herkes bu çifte aşırı ilgi duyuyordu. Yoko, John’un bir albümünde kendisinde destek oldu hatta o dönemde yaşanan Vietnam Savaşı protestosunu beraber desteklediler.

Yavaş yavaş anlaşmazlık yaşanan grupta, grup üyeleri ile Paul McCartney arasında yeni menajer sorunu yaşandı. McCartney kayınpederi Lee Eastman’i isterken, diğer grup elemanları Allen Klein’ın olmasını istiyordu ve sonunda istedikleri oldu. Fakat 1971 yılında bu menajerin para çaldığı ortaya çıktı. Grup son konserini 1969 yılında Apple binasının çatısında verdi ve polisler tarafından zorla indirildiler. Bu sırada ise  Let It Be albümüne devam ediliyordu. 20 Eylül 1969 yılında John gruptan ayrıldığını belirtti fakat bu ekip dışında kimseyle paylaşılmadı. 1970’te George Harrison bestesi I Me Mine kaydedilen son The Beatles parçası oldu fakat John bu kayıtlarda bulunmadı. 10 Nisan 1970’te McCartney basın toplantısı ile grubun dağıldığını açıkladı. 

The Beatles grubu dağıldıktan sonra eşi ile New York’a taşınan John, 6 tanesi Yoko Ono ile beraber olan 10 albüm çıkardı. Albümlerinden birisi eşinin kendisine taktığı lakap “hayalperestti” ve bu lakap adına “Imagine” albümünü çıkardı. Bu albüm günümüzde hala daha en çok dinlenen John Lennon albümüdür. 1975 yılında Sean adında bir çocuğa sahip oldu. Evlilikler çok daha güzelleşen bu çiftin son yıllarıydı…

BÜYÜK TRAVMA

  5 yılın ardından tekrar müziğe dönmek için hazırlık yapan John Lennon, akli dengesi yerinde olmayan hayranı Mark David Chapman tarafından 8 aralık 1980’de otelin önünde hayatını kaybetti. Lennon vurulduğu anda yanına yaklaşan polis memuru tarafından, bilincini kontrol etmek için adı sorulduğunda “Ben John Lennon, The Beatles’in John Lennon’u” cevabını verdi.

John artık yoktu. Müzik onunla birlikte ölmüştü. Ölmeden önce John’un son sözlerinden biri de şuydu: “Ölmediğim sürece devam edeceğim.”

Yaşam dediğimiz şey öyle ki ne uzun olduğunu biliriz ne de kısa olduğunu ve hayattaki en güzel şeyler her zaman erken biter.

 

+ Anne neden iyi insanlar hep erken ölür?

– Sen bir bahçede olsan ilk önce hangi çiçekleri toplardın ?

+ Tabi ki en güzel olanları…

 

 

 

 

Yorum Yap

Yorumlar (2)

  1. burakguzel_avatar
    6 ay önce

    Güzel bir araştırma olmuş.

  2. ilkeer_avatar
    6 ay önce

    Evet iyi birisiydi ruhu şad olsun rabbim nasip etsin inşallah

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir