1. Ana Sayfa
  2. Müzik
  3. Jim Morrison Kimdir?

Jim Morrison Kimdir?

Jim Morrison Kimdir?
1

Küçükken araba yarışı oyunlarına karşı büyük ilgim vardı, annemle her ay beraber film CD’si almaya giderdik. Yine gittiğimiz bir gün Need For Speed Underground oyununu almıştım. Oynamaya başladım oyunun içerisinde birçok eski parçalar vardı. Bunlardan biri ise hayatını anlatacağım sanatçının önde gelen parçalarından olan “Riders On The Storm” şarkısıydı. İşte Jim Morrison’u ilk orada tanımıştım fakat o zamanlar nereden bilebilirdim ki, efsane olmuş sanatçının eserlerinden birini dinliyordum.

JIM MORRISON KİMDİR?

Asıl adı James Douglas Morrison olan sanatçı 8 aralık 1943 yılında Florida’da doğmuştur. 1942 yılında Hawaii’de tanışan Clara Clarke Morrison – George Stephen Morrison‘un ikilisinin çocuğudur. Annesi Clara ev hanımı, babası George, donanma subayı olduğu için sürekli başka yerlere taşınıyorlardı. Jim sanatçı olmasının yanı sıra hep şair olmak istiyordu, hatta şiirleri çok sevdiği için de idol olarak John Keats, Jack Kerouac, Arthur Rimbaud‘u seçmişti. Ayrıca Andrew Lee ve Anne Robin adında 2 tane kardeşi vardı.

Okulda gayet popüler olan Jim, arkadaş konusunda hiç sıkıntı çekmiyordu, fakat babasının işi yüzünden sürekli seyahatler yaptıkları için hiçbiri ile yakın dostluk kurmuyordu. Bunun yanı sıra da derslerinin kötü pek iyi olmamasından ötürü özel ders almıştır. İlköğretim sürecinde en az 2 3 okul değişmiş ve 1957 yılında Kaliforniya’da ki Alameda Lisesi’ne gitmeye başlamıştır.

Ailesi gayet disiplinli ve katı kurallara sahipti fakat Jim ise gayet özgür ruhlu sürekli barlarda alkol içer, eğlenir ve çok fazla kış arkadaş edinirdi. Ailesiyle geçen yaşamı boyunca bu nedenle çok fazla çatışmalar yaşadı. Hatta bir seferinde Jim, beyin tümörünün alınacağı sebebiyle izin almış ve okulu ekmişti. Yaşamı boyunca çok fazla kitap okuyan Jim, Apollon, Franz Kafka, Albert Camus, Jean Cocteau, Jack Kerouac ve  Friedrich Nietzsche gibi birçok isimden ilham aldı. Nietzsche’yi çok fazla araştıran Jim, 1961’de liseden mezun olunca ailesinden mezuniyet hediyesi olarak Nietzsche’nin tüm eserlerini istemişti.

Aksiyon Dolu Üniversite Yılları

Liseyi bitirdikten sonra ailesiyle hala sorunlar yaşayan Jim, dedesinin yanına St. Petersburg Junior Koleji‘nde üniversite okumaya gitti. 1962 yılında ise Florida Eyalet Üniversitesi’ne transfer oldu. Bu süreçte çeşitli sorunlar yaşayan Jim, bir gün futbol maçında huzuru bozmaktan tutuklandı.

Bir taraftan sinemaya da ilgisi olan Jim Florida Eyalet Üniversitesi’nde okumaya devam ederken Üniversite’nin tanıtım filminde de yer aldı.

1964 yılında Los Angeles’a taşınıp UCLA (Californiya Üniversitesi, Los Angeles)’da eğitim aldı. Buraya okumasının asıl sebebi film yapımcısı olmaktı. Fazla hareketli ve girişken olan Jim, kısa bir süre sonra şair Jack Hirschman’ın İngilizce Bölümü’ndeki Karşılaştırmalı Edebiyat programında olan Antonin Artaud dersine kaydoldu. Artaud’un sürrealist tiyatro markası, Morrison‘un sinematik teatrallik konusundaki karanlık şiirsel duyarlılığı üzerinde büyük etki bırakmıştı. 1965 yılında UCLA okulundan lisans derecesi ile mezun oldu.

KAPILAR

Jim, aslında Kaliforniya’ya yapımcı olma hayaliyle gitmişti. Okulda tanıştığı ve daha sonra oda arkadaşı olan Dennis Jacob ile birlikte yaşarken ileride parçalarında pek çok kullanacağı şiirler yazdı ve hayaller kurdu. Yavaş yavaş yapımcılığa olan ilgisini yitirmiş ve müziğe yoğunlaşmıştı.

Okulun son sınıfında tanıştığı fakat yakın olmadığı Ray Manzerak ile bir gün kazara Kaliforniya Sahili’nde karşılaşır. Jim, bazı şarkılar yazdığını anlattı. Ray’de yazdığı sözleri dinlemek istediğini belirtince bunun üzerince Jim, “Moonlight Drive” ,”My Eyes Have Seen You” ve “Summer’s Almost Gone” parçalarını söyledi. Ray gayet beğendini belirttikten sonra ikili grup kurmaya karar verir. Ray, kendi gruplarını kurmak için kardeşleri ile birlikte bulunduğu Rick & the Ravens adlı gruptan ayrılır.

Manzerak ve sevgilisi Dorothy, Jim’i kendi dairelerinde kalmaya ikna etmişlerdi. Jim onlarla birlikte yaşamaya başlamış ve grubun başlangıcı hakkında planlar yapmaya başlamışlardı.

En sonunda The Doors adında grubu kuruldu. Grup adını Aldous Huxley‘in Meskalin adlı uyuşturucu bir maddeyle yaşadığı gerçek deneyimlerini anlattığı Algı Kapıları (Doors of Perception) isimli kitaptan esinlenerek konmuştur. Ray, bir meditasyon konferansında tanıştığı, gitarist Robby Krieger ve davulcu John Densmore adlı ikiliyi de gruba almaya karar vermiştir.

1967 yılında grup kendi adını taşıyan ilk albümünü çıkardı. Grubun ilk single’ı “Break on Through (to the Other Side),” oldu ve mütevazi bir başarı elde etti.

The Doors, Elvis Presley ve The Beatles’ı Amerika’ya tanıtan popüler bir pazar gecesi dizisi olan Ed Sullivan Show’da canlı yayına çıktı. Sullivan gösteride People Are Strange ve Light My Fire parçalarını söylemelerini istedi. Grupta bunu onayladı. Sullivan’ın sansürcüleri ise parçaların sözlerini uyuşturucuya gönderme olarak gözükmemesi için değiştirmelerini istediler. Doors, ilk başta burun kıvırsa da sonunda onayladı. Grup, Show’a çıktığında ise şarkıyı orijinal sözleri ile söyledi. Buna aşırı sinirlenen Sullivan ise performanslarından sonra grup ile el sıkışmayı reddetti. Yapımcılara “The Doors grubunun bir daha asla Sullivan Show’a çıkmayacaklarını” söylemesini istedi.

Fotoğrafçı Joel Brodsky  “Genç Aslan” olarak bilinen  fotoğraf çekiminde Morrison’un bir dizi fotoğrafını çekti. Bu fotoğraflar Morrison’un ikonik fotoğrafları haline geldi ve albümlerinde kullanıldı.

Jim Morrison
Jim Morrison

“Love Me Two Times” ve People Are Strange”  parçalarının da içinde bulunduğu Strange Days adında 2.albümlerini çıkardılar. 2.albümleri Los Angeles’taki Sunset Studios’ta gerçekleşmiş ve o zaman yeni çıkarılan Moog Synthesizer modüler bir sentezleyiciyi denemişlerdir. Bu albümü, The Doors’u Ameri Birleşik Devletleri’nin en popüler rock gruplarından birisi haline getirdi. Blues ve karanlık psychedelic (saykodelik) rock karışımı gruba marjinallik katmıştı.

9 Aralık 1967’de New Haven Arena‘da verdikleri konserde tutuklanmasıyla sahnede tutuklanan ilk Rock Star olarak adı geçti.

1968 Yılında “Waiting For The Sun” isimli 3.albümlerini çıkarmışlardır. 5 Temmuz’da verdikleri Hollywood Bowl konserinde canlı performans yaparak fazlasıyla ün topladı. Ayrıca grup bu yıl Avrupa’da ilk kez çalmıştı.

4. Albümleri The Soft Parade 1969’da piyasaya sürüldü. Grup üyelerinin yazdıkları şarkıların iç kolunda yer alan ilk albüm oldu. Daha önce albümlerinde yazdıkları her parçalarda The Doors’a atfediliyordu.

7 Eylül 1968’de Doors, John Sheppard‘ın yönettiği The Doors Are Open televizyon belgeseli için Jefferson Airplane ile İngiltere’de bulunan Rondhouse‘da dört performans sergiledi.

Hayattan Bezmişliği

Jim’in özel hayatı ve kamusal kişiliği iyice kontrolden çıkmış, alkol ve uyuşturucuya çok kötü bağımlı olmuştu. Polisler ve kulüp sahiplerinin öfkesine neden olan konserlerinde şiddetli ve küfürlü patlamalara yol açmıştı. Canlı konserlere geç geliyor ve stüdyo çekimlerini aksatıyordu. Kişisel bakımıyla da hiç ilgilenmiyordu. Oldukça kilo almış sakalları uzamıştı. 1969 yılında verdiği bir konserde “Aletimi görmek ister misiniz” diyerek penisini ortaya çıkarmış, bu hareketi seyirci tarafından büyük tepki görüp isyana yol açmıştı. Aradan birkaç gün sonra Polis Departmanı tarafından diğer şeylerin yanı sıra, konserde uygunsuz bir şekilde davrandığı için 6 tutuklama emri çıkarıldı. Bu olay yüzünden Doors’un bütün konserleri iptal edildi. Morrison artık hayattan bıkmış ve konser verme arzunu yitirmişti. Birçok kez grubu bırakmaya çalıştı.

16 günlük tanıklığın olduğu duruşmanın ardından Miami’de altı kişilik jüri grubu tarafından uygunsuz ifşa ve küfürden suçlu bulundu. Morrison bu suçlamayı ne kadar reddetse bile 30 Ekim’de katıldığı duruşmada 6 ay hapis cezası ve 500 dolar para cezasına çarptırıldı. Mahkumiyeti temyiz edilirken 50 bin dolarlık tahvilde  serbest bırakıldı.

En son albümleri olan LA Women için grup tekrar bir araya geldi. Kayıtlar sırasında önceki albümleri denetleyen yapımcı Paul A. Rotchild ayrıldı ve yerini Bruce Botnick devraldı.

Jim ve Pamela Courson

Bir gece kulübünde tanıştıkları söylenen ve insanları büyüleyen aşkları olan Pamela Courson’du. Ne kadar çok Jim özgürlüğüne düşkün, asi biri olsa da Pam tam aksine oldukça sakin ve ilişkiye odaklı birisiydi. Belki de ikisini tamamlayan bu yönleriydi. Pam, The Doors’un birçok parçasının yazılmasında Jim için ilham kaynağı olmuştu.

Jim Morrison

Jim, Pam’ı her zaman “ruh eşi” ve “kozmik ortağı” olarak görürdü. Sürekli çatışmalar yaşasalar da en sonunda yine beraber olurlardı.

Hatta Jim’in bir keresinde Pam tarafından yumruklanmasının ardından kendini bir odaya kilitlediğini ve ateşe verdiği söyleniyor. Söylentilere göre çok ucuz atlatmış.

Pam için birçok şiir yazmış ve söylemişti. Kendisine o kadar çok bağlıydı ki söylediği parçalardan biri ise en tatlı aşk parçası olarak geçti.

KIZILDERİLİ HİKAYESİ

Ölümü ilk keşfettiğim an ben, annem, babam, büyükannem ve büyükbabam gün batarken çölde ilerliyorduk. Kamyon dolusu Kızılderili başka bir kamyona ya da bir şeye çarpmıştı. Kızılderililer bütün anayola dağılmıştı ve kanlar içinde ölümü bekliyorlardı. Babam ve büyükbabam arabadan neler olduğuna bakmak için inmişlerdi. Daha çocuktum o yüzden arabada oturup beklemem gerekiyordu. Tek gördüğüm şey garip kırmızı boya ve yerde yatan insanlardı. Ama bir şey olduğuna emindim, çünkü onların yaydığı dalgaları hissedebiliyor ve yerde yatan insanların da olay hakkında benim bildiğimden daha fazlasını bilmediklerini fark ettim. İşte o an korkuyu ilk kez tattım. Orada koşuşturan Kızılderili ruhlarından bir veya iki tanesi benim ruhuma sıçradı ve hala oradalar.”

Bu durumdan çok etkilenen ve üzülmüştü, annesi gördüklerinin rüya olduğunu söyleyerek yatıştırmaya çalışmıştı fakat başaramamıştı. Jim bu olayı röportajında, şiirlerinde ve parçalarında birçok defa dile getirdi

Müzik Dünyasının Çöküşü

Gruba bir süre ara verir ve ruh eşiyle birlikte Paris’e taşınır. Söylentilere göre 7 Temmuz 1971’de Pam’ın bir gece Jim’i küvette ölü bulmuştur. Fransa’nın yasalarında otopsi zorunluluğu olmadı için yapılmamıştır. Adli tıp raporuna ise otopsi yapılmamasına rağmen kalp yetmezliği olarak listelenmiştir. Ayrıca görgü tanığı olduklarını söyleyen birkaç kişi tarafından ölümünün kazara aşırı dozda eroine bağlı olduğu bildirilmiştir.

Son zamanlarda kendi bakımına hiç önem vermemesine rağmen fotoğraflarda oldukça temiz ve bakımlı gözüküyordu. Sanki öleceğini biliyor gibiydi.

Ayrıca Pam, Jim’in ölümünün ardından yıkılmış ve kendisine iyice uyuşturucuya adamıştı. Aradan 3 yıl geçtikten sonra o da acı bir tesadüf olarak 27 yaşında aşırı dozdan hayatını kaybetti.

.Ölümünden 6 ay önce ise söylentilere gören yakın arkadaşı Diane’e “Bu dünyada Jim’den kaldığı süreden daha fazla kalmak sadece acı verir” sözlerini sarf etmiştir.

Jim Morrison Kimdir
Jim Morrison ve Pamela

Jim Morrison Kimdir

Jim, bir konuşmasında öleceğini bilseydi nasıl olmasını istediği konusunda şu sözleri söyledi:

“Bir uçak kazasında ölmek güzel bir gidiş olurdu. Uykumda, yaşlanınca ya da aşırı doz uyuşturucudan ölmek istemiyorum. Ölümü hissetmek, koklamak, tatmak, duymak istiyorum. Ölüm bize yalnızca bir kez gelecek, bu fırsatı kaçırmak istemem.”

Jim Morrison’un mezar taşında yazılı olan Latince cümlesinin Türkçe anlamı “kendi ruhuna sadık” olduğu söylenir. Fakat bazı kaynaklar da “kendi şeytanlarıyla aşağıda yatıyor” şeklinde çevirmektedir. 

Radiohead grubu Anyone Can Play Guitar adlı bir parçasında Jim Morrison’a ithafen şu sözleri söyler:

Grow my hair, Grow my hair (Saçımı uzat, saçımı uzat)

I am Jim Morrison (Ben Jim Morrison’ım)

Grow my hair (Saçımı uzat)

I wanna be, wanna be, wanna be Jim Morrison (Ben Jim Morrison olmak istiyorum, olmak istiyorum, olmak istiyorum)

The Doors adlı grup için film bile çekilmiştir. Ünlü Oscar Ödüllü yönetmen olan Oliver Stone 1971 yılında The Doors adlı biyografik film çekmiştir. Jim Morrison’ı ise Val Kilmer canlandırmıştır.

Ne kadar çok sevdiğim parçaların arasında Riders On The Storm, People Are Strange gibi parçalar olsa da vazgeçilmezim Jim Morrison’ın söylediği A Feast Of Friends şiiridir. O kadar içten ve dokunaklı söylüyor ki 10 15 defa ardı ardına dinlettiriyor.

Gitmeyeceğim… 

Dostlarımın ziyafetini kalabalık bir aileye tercih ederim…    

 

 ve Teşekkür ederim Need For Speed

 

 

 

 

 

 

Yorum Yap