İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Müzik
  3. Rapin Babası ve Hayat Hikayesi “Tupac Amaru Shakur”
Trendlerdeki Yazı

Rapin Babası ve Hayat Hikayesi “Tupac Amaru Shakur”

Tupac'in hayat hikayesi
2

Amerika’ya yaşadığı RAP müzik kültürünü doruklarda yaşatan kişi, belki de RAP müziğin hayatını borçlu olduğu kişi. Tupac Amaru Shakur ve hayatı hakkındaki detaylı yazımızda konuyla ilgili daha çok bilgi edinebilirsiniz.

İşte RAP müzik tarihinin babası Tupac’in hayat hikayesi!

Amerika Birleşik Devletlerinde, 1971 yılında Harlem’de doğan Tupac Amaru Shakur, kendisi sahne isimlerini “2Pac” ve “Makaveli” olarak tanıtmıştı. Tupac, 17 yaşında Los Angeles‘a taşındı. Dansçı olarak başladığı Rap müzik için ilk albümünü 20 yaşında çıkarttı. Diğer rapçiler’den çok daha farklı bir yol izleyen Tupac ilk başta siyasi parçalar çıkarttı. Çocukluğunu geçirdiği New York‘u hiçbir zaman unutamadı. Uyuşturucu satarak büyüyen ve başka bir Rap müzisyeni Bigge ile yolları kesişti ve çok yakın arkadaşlar oldular.

Topaç sahne alırken Thug Life adındaki grubunda Biggie‘ye de yer veriyordu artık, Biggie‘nin çıkartacağı bir sonraki albümün daha çok dinleyiciye ulaşması için Tupac ona yardımcı oluyordu adeta. Puff Daddy‘nin yeni kurduğu şirket olan Bad Boy Records‘da kayıt alınan albüm burada da yayınlanacaktı. Puff Daddy ise Tupac‘ı da kendi bünyesinde bulundurmak istiyordu. 1994 Yılında Biggie‘nin ilk albümü olan Ready to Die çıkmıştı artık. Arka arkaya çıkan birlikte albümleri dur durak bilmeyen Tupac, Biggie‘nin büyümesinde çok büyük bir paya sahipti ve çok büyük bir ivme yakalamışlardı.

Tupac'in hayat hikayesi

Ne yazık ki bir kırılma noktası oldu, Tupac‘in medya ile başı dertteydi ve hakkında cinsel taciz davası açılmıştı. Tupac bu suçlamaları kabul etmedi ve sürekli itiraz etti. Hakkındaki dava sonuçlanmaya yakın Tupac, Little Shawn ile bir şarkı kaydetmek istediğinde ve New York‘da bulunan Quad stüdyolarına gittiğinde tarih 30 Kasım 1994‘dü.

Stüdyoya girdikten sonra Tupac ve arkadaşları asansör beklerken içeri ellerinde silahlarla dalan bir grup ve Tupac‘i tam 5 defa vurdular ve üzerindeki kolyeler, yüzükler dahil tam 30.000 $ değerindeki eşyaları çalıp kaçtılar. Tupac’in arkadaşları onu asansöre bindirip yukarı taşıdılar, Biggie ve Puf Daddy bu sırada stüdyoda yeni bir kayıt için çalışıyorlardı. Tupac bilincini kaybetmemişti, zaman kaybetmeden acil servise haber verdiler ve Tupac ambulansa bindirildi.

Tupac'in hayat hikayesi

Ameliyata alınan Tupac için her şey yolunda gözüküyordu, doktorlar yaraları kapanana kadar bir süre dinlenmesini önerdiler, buna rağmen Tupac ertesi günün sabahında hastaneden kendi isteğiyle ayrıldı. Polis Biggie ve Puf Daddy de dahil olmak üzere tüm görgü tanıklarını sorgulamak istiyordu. Olay silsilesinin üstüne Biggie 30 Aralıkta Tupac‘in kendisine diss olarak kabul ettiğini söyleyeceği “Who Shot Ya” şarkısını yayınlamıştı.

Tupac bu şarkıdan sonra vurulmasının sebebi olarak Biggie ve Puf Daddy‘i sorumlu tuttu. Olayların hemen üsstüne Tupac‘in hakkında açılan cinsel taciz davası sonuçlandırdı ve 1.5 ila 4.5 yıl arasında bir hapis cezasına çarptırıldı. 14 Şubat sevgililer gününde 1995 yılında New York‘da Village of Dannemora maksimum güvenlikli hapishane’ye sevk edildi, buna rağmen bir ay sonra takvim 14 Mart’ı gösterdiğinde hapishanedeyken bir albüm çıkardı ve en iyi 200’ü billboard içerisinde ilk sıraya yerleşti.

Daha sonrasında Tupac özgürülüğüne kavuştuğunda en sevdiği albümün ve kendisi için en değerli albümün bu albümü olduğunu söyleyecekti. Hapisteyken Niccolò Machiavelli’nin kitaplarını okuyup çok etkilendi ve takma adını Makaveli olarak değiştirdi. 1996 Yılında içeriden çıktıktan sonra ve ölmeden önce The Don Killuminati: The 7 Day Theory albümünü çıkartacaktı. Tupac bu albüm için şarkıları üç günde yazıdı ve dört günde de kaydetti, bu şarkıları toplam yedi günde tamamlayıp yayınladığı için albüm adını buradan alacaktı.

Tupac dışarı çıkabilmesi için 1.4 Milyon $ kadar bir kefalet ödemesi yapmak zorundaydı. Bu ödeme için Tupac batı yakasından Dr.Dre, Snoop Dogg ve Dogg Pound gibi isimleri de içerisinde bulunduran Death Row Records ile görüşmeye başlamıştı. Death Row plak şirketinin sahibi Suge Knight‘ın kefaleti ödemesi üzerine hapisten 11. ayında çıkan ve özgürlüğüne kavuşan Tupac artık yarım kalan işini bitirmek üzere yola koyuldu. İçeriden çıktıktan çok kısa süre sonra Tupac doğu yakasında yer alan başka bir RAP müzik sanatçısı olan eski arkadaşı Treach‘e Hollywood’ta denk gelmiş, bu ufak rastlantıda Treach‘e yanında Biggie‘nin eşi olan Faith Evans‘da eşlik ediyormuş.

Çekilen bu fotoğraf yüzünden magazin Tupac‘in Faith Evans ile bir ilişkisi olduğu şeklinde haberler yapmaya başlamış. Bu dedikodular yüzünden Biggie‘nin arası eşi Faith Evans ile açılmış ve olaylar medyayla birlikte Biggie için pek hoş olmayan bir hal almaya başlamış. Bu sürede boş durmayan ve üretmeye devam eden Tupac All Eyez on Me” adındaki 4. albümünü yayınlamış, bu şarkı tabii ki yine billboard ilk 200’e birinci sırada girmiş ve sadece bir haftada 500.000’den fazla kopya satmış.

1996 Yılında Los Angeles Soul Train ödül töreninde Bad Boy Records plak şirketi de oradaymış ve güvenlik sebebiyle Death Row Records sahibi Suge Knight ve Tupac ödül törenine alınmamış. İçeri giremeyen Suge Knight ve Tupac törenin bitmesini beklemişler, tören sonunda iki plak şirketi üyeleri karşı karşıya gelmişler ve ilk defa batı yakası ile doğu yakası “karşı karşıya/burun buruna” burada gelmiş. Tupac‘in Biggie‘yi medya desteği ve başarısını kullanarak kışkırtmaya çalışması üzerine ve iki tarafın da birbirine ettikleri küfürlerle birlikte ortalık kızışmış, silahlar çekilmiş. Olaylar daha fazla uzamamış ama burada bitmeyeğine iki taraf da eminmiş.

Tarih 4 Haziran 1996’yı gösterdiğinde Tupac yukarıda gördüğünüz şarkıyı yayınladı. Bu şarkı bir çok kişi tarafından gelmiş geçmiş en iyi diss parçası olarak hala günümüzde anılan “Hit’em Up “ şarkısıydı. Tupac bu şarkısında tüm doğu yakasını karşısına almış ve çok büyük bir kitleyi de arkasına almıştı.

Biggie, bu şarkıya karşı Tupac ölene kadar cevap niteliğinde bir şarkı yayınlamadı.

7 Eylül 1996’da kırmızı ışıklarda yanına çeken beyaz bir Cadillac’tan açılan ateş ile yaralandı. 13 Eylül’de ise hayata gözlerini yumdu.Tupac‘in ölümü, Hip-Hop dünyasını kökten sarstı. Asla çözülemeyen cinayet, onu tanıyan herkesin kafasında koca bir soru işareti olarak kaldı. Ölümü için Biggie’yi suçlayan bir kesim olsa da hiçbir zaman kimin neden yaptığı veya neden yaptırdığı kanıtlanamadı. Ölümünden bir gün sonra cesedi yakıldı ve bugün ölümü üzerinden yaklaşık 24 yıl geçen Tupac‘i bugün sevgiyle anıyoruz.

Yorum Yap