1. Ana Sayfa
  2. Tarih
  3. Adolf Hitler ve Nazilerin Doğuşu

Adolf Hitler ve Nazilerin Doğuşu

adolf hitler

Adolf Hitler ve Nazilerin Doğuşu

Bu yazımızda sizlerle Adolf Hitler ve karanlık dünyası hakkında 20 korkunç suç stratejisinden bahsedeceğiz. Öncelikle Hitlerin karakterini anlamak için çocukluğundan bahsedelim.

adolf hitler

Hitler’in babası Alois Hitler Avustralyalı orta sınıf maddi duruma sahip bir gümrük memuruydu. Zengin değildi fakat oldukça çapkın olduğu herkes tarafından bilinirdi. Önce varlıklı yaşlı bir kadınla evlendi sonrasında ise metresiyle birlikte olmak amacıyla ondan boşanmak istedi ve metresinden bir çocuk dünyaya getirdi. Fakat katolik kilise o dönemlerde boşanmaya izin vermediği için karısının ölmesini bekledi. Karısı ölünce metresiyle evlenip bir çocuk daha dünyaya getiren Alois Hitler yeni eşi hastalanınca kendisinden çok çok daha genç olan kuzeni Clara’yı işe aldıktan sonra yeni eşi vefat eder etmez kuzenini hamile bırakır ve onunla da evlenir. Hitler‘in babası katıydı, sinirini en büyük oğlundan çıkarırdı. Abisi uslanıp evden kaçınca bu durum 7 yaşındaki Adolf‘un ev işlerini yapmak zorunda kalmasına ve babası tarafından sert şekillerde cezalandırılmasına sebep oldu. Hitler ilk başlarda okulda başarılıydı öğretmenleri onu sürekli övüyorlardı. Çocuklar arasında popülerdi, onları bir araya getirip savaş oyunları oynatıyordu. Fakat büyüdükçe başı belaya girmeye başladı, ilk olarak okulda sigara içerken yakalandı daha sonrasında bir meyve bahçesine baskın gerçekleştirdi sonrasında ise din öğretmenine ırkçı şakalar yaparak alay etti. Bu dönemde bir aile trajedisi yaşandı, Hitler henüz 10 yaşında iken çok sevdiği 6 yaşındaki erkek kardeşi kızamıktan hayatını kaybetti ve evlerinin karşısındaki mezarlığa gömüldü. Bu olay sonrasında komşular bazı değişiklikler farkettiler. Ağaçlarla konuşmak, mezarlık duvarlarında ağlayıp orada geç saatlere kadar yıldızlara bakmak gibi tuhaf davranışlar. Dine karşı ilgisini de kaybeden Adolf’un notları düşmeye başladı. Liseye yeni başladığı zamanlarda şehrin havalı çocuklarının ona bir köylü gibi davranması da işleri daha kötü hale getirdi. Zamanının çoğunu okumak ve resim çizmekle harcıyordu.

adolf hitler

Babası ona “oğlum sende benim gibi bir gün iyi bir kamu görevlisi olacaksın” dese de onun yanıtı “hayır ben sanatçı olacağım” şeklindeydi. Bu cevap babasını kızdırmış olsa da artık yaşlanmıştı, onu kendi haline bıraktı ve babası akciğer kanamasından öldü. Hitler ise okulunun son dönemini bitirmesine rağmen final sınavına girmedi, okulu bıraktı. 16 yaşında, işsiz, hayatta tek bir amacı kalmayan birisi haline gelmişti ve durum 3 sene boyunca böyle devam etti. Zamanının çoğunu tek arkadaşıyla operada geçiriyordu. 18 yaşındayken Hitler üzülerek çok sevdiği annesi ile vedalaşıp sanat okuluna giriş için Viyanaya gitti fakat başarısız oldu. Hasta annesinin durumu git gide ağırlaşınca yanında kalmaya başladı ve hiç yanından ayrılmadı. Annesinin vefatından sonra doktor şunları söylemişti “yas tutarken hitler gibi acı çeken birisini daha önce hiç görmedim” . Daha sonra hitler sanatçı olma umudu ile Viyana’ya geri döndü. Ancak ailesi olmayan bir genç olarak sokakta kalmaya başladı. 20’lerinin başında evsizler barınağında 1-2 zorlu yıl geçirdi. Sanatçı olma yolunda dilenmeye bile başladığı zamanlar oldu ve yaptığı kartpostal çizimlerini satarak para kazanmaya çalıştı. Hitlerin aşırı ırkçı ideolojik inançlarının nasıl ve ne zaman oluştuğu ise tam olarak belli değil.

Fakat Viyana’da geçirdiği evsiz zamanların kesinlikle bir etkisi oldu. Okuduğu gazeteler, takip ettiği siyasi liderlerin yönlendirmeleriyle en saf ırkın Alman Aryan ırkının olduğunu, en değersiz ırkın Yahudi ırkının olduğuna inanıyordu. 1914’de Avrupa’da süre gelen gerginlikler 1. Dünya Savaşının patlak vermesine sebep oldu ve Hitler hiç beklemeden Alman ordusuna katıldı. Savaş ona bir amaç silah arkadaşları ise aile hissiyatı verdi tüm dehşetine rağmen savaştığı günleri hayatının en iyi günleri olarak anlattı. Cesur bir asker olarak biliniyordu ve demir haç madalyası ile ödüllendirildi. Fakat şansı 1916’da bir topçu mermisi bacağını yaralayınca sona erdi. Tedavi olmak için Almanya’ya geri döndüğünde bitkin ve aç Alman halkının savaş karşıtı tutumunu görünce şaşkına döndü. Savaş Almanya aleyhine dönmeye başlayınca cepheye koştu. Ancak 1918 yılında İngilizlerin kimyasal saldırıları sonucu görme yetisini geçici olarak kaybetti ve hastaneye geri yatırıldı. Hasta yatağında Almanya’nın savaşı kaybedip teslim olduğunu öğrenince çok sinirlendi.

Barış anlaşmasının şartları Almanya için çok ağırdı, Almanya çok para ödemek zorunda kaldı. Tüm bu koşullar Almanya’yı zayıflatıyor ve Almanya halkını aşağılıyordu. Savaştan sonra Avrupa’nın sınırları da değişti. Rusya’nın kaybettiği topraklarda yeni ülkeler doğdu, müttefik Avustralya Macaristan İmparatorluğu dağıldı ve Almanya’yı ikiye bölen Polonya kuruldu. Hitler sevdiği ülkenin gözleri önünde aşağılanmasına tanık olurken bu işin sorumlularına nefret sayıklıyordu. Sorumlu olarak gördüğü kişiler ise ülkesinde savaş karşıtı eylemler yapan ve muhalif fikirler öne süren Yahudiler ve Komunistler idi. Mağlubiyetin yaptırımı gereği Almanya ordusu 100,000 kişi ile sınırlandırıldı ve Hitler askerliği bırakmak zorunda kaldı. Fakat ordu için kendi girişimleri ile ajan olarak çalışmaya devam etti savaştan sonra Komunistler Almanya’da devrim yapmaya karar verdiğinde Hitler Komunist parti toplantılarına sızıp hükümete rapor göndermeye başladı. Yine sızdığı bir parti olan Alman İşçi Partisi’nin toplantısına kulak misafiri olan Hitler onların Komunist olmadığını hatta kendileri gibi Alman milliyetçisi olduklarını öğrendi. Konuşma yapmaktaki becerisi parti liderlerini etkiledi ve parti içinde hızla yükseldi. Partinin imaj değişimine gitmesi gerektiğini açıklayan Hitler partinin ismini ve renklerini değiştirdi. Yeni ismi Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi yani kısaca Nazi oldu. Hitler vaatlerinde sadece saf Alman ırkından kişileri tek bayrak altında toplayıp Versay anlaşmasını yok sayacaktı. Onları eski şaşalı günlerine döndüreceğine dair söz verdi. Ayrıca sadece saf Aryanlara vatandaşlık verileceğini ve Yahudilerin vatandaşlıktan çıkarılacağını söyledi.

Ardından kahverengi gömlekliler olarak bilinen SA kuvvetlerini kurdu. Çete gibi çalışan SA’in görevi Nazi toplantılarını savunmak ve siyasi muhaliflerin gözünü korkutmaktı. Komunistler sokakta tek yakalanıp dövülüyordu. Müttefikler 1. Dünya Savaşında Almanya’yı asker sayısını azaltmak için zorlayınca çok fazla asker işsiz kalmıştı. Nazi rejimini araştıran ve benimseyen bu bilgili ve eski askerler her geçen gün büyüyen SA’e gönüllü olarak katılmaya başladı. 1. Dünya Savaşından sonra kurulan yeni alman hükümeti oldukça etkisiz ve zayıftı. Almanya müttefiklerine olan savaş tazminatı borcunu hızla ödeyebilmek için para basmaya başladı. Esas sorun basılan para ülkenin para değerini oldukça düşürdü. Normal koşullarda 1 Amerikan Doları 4,5 Mark iken Aralık 1923 yılında 1 Amerikan doları 4,200,000,000,000 Mark oldu yani 4,2 trilyon. Ekmeğin fiyatı bile 200,000 Mark’a yükseldi, banknotlar artık değersiz kağıt parçalarıydı. Borçlar ödenmeyince Fransa’nın sabrı taştı ve Ruhr’dan bir fabrikayı işgal edip alacaklarını alana kadar gitmeyeceklerini söylediler. İşgal sırasında 130 sivil katledildi. Tam da bu sırada Hitler için devrim fırsatı doğdu ve Kasım 1923’de Hitler acil durum toplantısı yaptı. Hükümete karşı ayaklanma çağrısında bulundu.

Destekçileriyle birlikte polisinde kendi tarafında katılacağına güvenerek Münih sokaklarında yürüdü ama katılmadılar. İhanetten yargılandı, ömür boyu hapsi istendi ancak sağ görüşlü hakimler onu sempatik bulunca Hitler onları manipüle ederek mahkeme sürecinde coşkulu konuşmalar yaptı. Sonunda 5 yıl hapse çarptırılmasına rağmen sadece 9 ay yattı ve bu sürede Kavgam adlı kitabını yazdı. Bu süreçte medya tarafından takip edildi ve Hitler ünlü oldu. Fakat halen alman vatandaşları tarafından umursanmadı, 1928 seçimlerinde Naziler %2 civarında oy alabildi. Çoğu insan bu şiddetten korkuyordu, onun siyasetçi gibi olmadığını düşünüyorlardı ancak yeni ekonomik kriz tüm bunları değiştirecekti. Almanya’ya borç vermeyi kabul eden Amerika 1929’da parasını geri istedi. Bu Almanya’nın çöken ekonomisine bir darbe daha indirdi ve işsizlik sayısı hızla 6 milyonu aştı. Yoksulluk her yere sıçradı ve Alman halkı bundan bıkmıştı. Açıkça görüldü ki yeni kurulan demokrasi işlemiyordu ve Alman halkı aşırı sağ ve solcular olarak ayrıldı. Sağcı kesim Hitleri oldukça yukarı taşıdı ve ağzından çıkan her cümle onlar için taze bir nefes gibiydi.

Her türden insan tanıyıp tanımaması farketmeksizin coşkuya katılıp Hitleri destekledi. 1932 sonrası her seçimler daha da popülerleşti ve Almanya parlamentosunda en popüler parti haline geldi. Şaşırtıcı şekilde başarı yakalamış olsa da 2.Dünya Savaşının Generaline seçimleri kaybetti. Daha sonrasında general Hitlere oyun oynamak istedi ve ipleri eline alarak Hitleri şansölye kendisini yardımcı olarak kabul etti. Bunun sonucunda ne olabilir ki diyen general olacaklardan habersizdi. Ocak 1933’de Hitler Almanya’nın şansölyesi oldu fakat henüz bir diktatör değildi Şubat ayında Parlamento Binası ateşe verildi tarihçiler halen kimin yaptığından emin değil fakat bunu Hitlerin kendisinin yaptığını söyleyen büyük bir kısım mevcut. Hitler Komunistleri suçladı ve Komunistleri hapsetmeye izin veren bir yasa için generali ikna etti. Böylelikle komunistler toplama kampına gönderilmiş oldular bu sırada oldukça yaşlanan general hayatını kaybetti. Hitler için mükemmel bir fırsat doğdu, Hitler bundan sonraki yasa ve kararları sadece kendisinin almasına olanak veren bir yasayı parlamentoya tanıttı. Tüm muhaliflerin hapiste olması ve SA’in korkutmasıyla Hitler’in yasası kabul edildi. Şansölye olmasının üzerinden sadece 2 ay geçmişken Hitler artık bir diktatördü. Kendi kurduğu SA’i Alman ordusuna daha çok ihtiyacı olması nedeniyle toplayıp tek seferde hepsini katletti. Ona karşı gelen yazar,milletvekili,muhalifler uzun bıçaklar gecesi olarak adlandırılan o gece 200 kişi idam edildi.

Böylelikle Alman ordusu yeni komutanları Hitlere bağlılık yemini ettiler. Hitlerin ordu ve ülke üzerindeki kontrolü mutlak bir hale geldi. Almanya’da hayat hızla değişti, basın ve ifade özgürlükleri kısıtlandı,halkın miting yapma hakkı askıya alındı. Yahudiler fişleniyor ve damgalanıyordu. Hitler 1-2 yıl içinde 6 milyon yahudi erkek,kadın ve çocukları toplama kamplarında öldürttü. 100 binlerce insan zihinsel engelli olarak adlandırıldıkları için zorla kısırlaştırıldı. Genç beyinlerin beyni yıkanıyor ve Hitler Gençliği olarak adlandırılıyor erkek çocuklar ırkçılaştırılıyor kız çocukları ise hayattaki tek amaçlarının saf aryan ırkı çocuklara sahip olmak olduğu öğretiliyordu. Kamplara ziyarette bulunan kızlar bazen evlerine hamile olarak dönüyorlardı. Aileleri kızınca ise çocukları onlardan almakla tehdit ediyorlardı. Milli selam Hitler selamı olarak değiştirildi ve bu selamı kullanmayı reddedenler toplanma kampına gönderilebilirdi. Bu şekilde herkes Nazi destekçisi olarak görünüyordu, toplama kampına gitme korkusuyla kimse Hitler aleyhine yorum dahi yapamıyordu.

Yorum Yap